Anasayfa
   Hakkımızda
   Hizmetlerimiz
   İletişim
   Menü


Bölgesel Taşımacılık - Irak Nakliye
Ambarlı Limanı
Haydarpaşa Limanı
Evyap Limanı
Yılport Limanı
Gemlik Limanı
Akport Limanı
İzmir Limanı
Mersin Limanı
Ağır Nakliye Hizmeti
Vinç Hizmeti
Lashing/Yük Sabitleme
Referanslarımız
İletişim
 
Ahem Nakliyat ve Dış Tic.Ltd.Şti.
Tel : +90 212 880 87 03
Fax: +90 212 880 88 57
Gsm : +90 532 424 33 81
Email : info@ahem.com.tr
Operasyon :
Tel : +90 212 879 ahem
Tel : +90 212 879 24 36
Fax : +90 212 876 18 01
Gsm : +90 553 424 33 81

 
 
 
 
Günün Sözü :

Bölgesel Taşımacılık / Tüm Türkiyeden Irak'a Taşımacılık
Yeniden yapılanmaya başlayan komşu ülkemiz IRAK halen pek çok bölgesinde ulaşım ve güvenlik sorunu yaşamaktadır. Bu olumsuz koşullara rağmen Ahem Lojistik bölgenin önemi ve buna eşdeğer yatırım hızına karşılık verecek lojistik hizmetini müşterilerine aksatmadan vermektedir.

Karayolu Nakliye de, Özellikle komple Tır, Kamyon taşımalarınızda  " en uygun fiyat ve kaliteli hizmet " sloganı ile tüm Türkiye'den yeni yapılanan komşu ülkemiz IRAK' olan taşımalarınızda tam bir lojistik hizmeti sunmaktayız., Ayrıca her türlü ebat ve ağırlıktaki gabari dışı yüklerinizi de Lowbed'lerimizle komple bir fabrikayı " evden eve nakliye " yaparcasına taşıyabiliriz.

Sizin İçin Seçtiğimiz Bazı Proje Taşımacılığı Resimlerimiz
Daha fazla Referans ve taşıma resimlerimiz için lütfen bizimle irtibata geçiniz.
Tel : +90 212 879 ahem
Tel : +90 212 879 24 36
Fax : +90 212 876 18 01
 

Tel : +90 212 880 87 03 - 14

Fax: +90 212 880 88 57

Gsm : +90 532 424 33 81

Email : info@ahem.com.tr

IRAK NAKLİYE, IRAK NAKLİYAT, IRAK PARSİYEL, IRAK PARÇA YÜK, IRAK PARSİYEL YÜK, IRAK HABERLERİ, IRAK RESİMLERİ, IRAK FİRMALARI, IRAKA İHRACAT, IRAKA GİDİŞ, IRAK HARİTASI, IRAK PARASI, IRAK HARİTASI, IRAK BAYRAGI, IRAKTA KONUŞULAN DİLLER, AYSA NAKLİYAT NAKLİYAT, ULUSLARARASI NAKLİYAT,
 
 

 

 

Ana Sayfa   |   Hakkımızda    |    Hizmetlerimiz    |   İletişim

© Copyright 2009 www.ahem.com.tr
Irak (Arapça: العراق al-‘Irāq; Tam adı: Irak Cumhuriyeti, الجمهورية العراقية al-Jumhūrīya al-‘Irāqīya; Kürtçe: كۆماری عێراق Komarê Iraq, Türkçe:Irak Cumhuriyeti) Irak, dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan Aşağı Mezopotamya bölgesinde kurulmuş bir devlettir. Bugün Irak, Orta Doğu’da yer alan stratejik mevkisiyle, sahip olduğu petrol rezervleri ile Körfez'in önemli ülkelerinden biri durumundadır. Irak bir ara (savaştan önce), Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden sonra dünyanın en büyük üçüncü petrol rezervine sahipti ancak savaştan sonra bu sıralamada baya geriledi.[kaynak belirtilmeli]

Irak uzun yıllar Birleşik Krallığın hakim gücü altında idare edilmiştir. Birleşik Krallığın 1971’de Orta Doğu’dan tamamen çekilmesi ile, bu bölge üzerinde ABD başat güç olmaya başlamıştır. Soğuk Savaş sonrası Orta Doğu’da etkisini artıran ABD’nin Irak’a özel bir politik ilgisi vardır. Yakın dönem Irak tarihi ABD tarafından şekillendirilmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Irak kelimesi uzak anlamına gelir.[1] Bu ad, Osmanlı hakimiyetinde iken merkeze olan uzaklığından dolayı verilmiştir.

Tarihi [değiştir]

En eski şark medeniyetlerinin doğduğu Mezopotamya, 633-642 yılları arasında İslam toprakları arasına girdi. Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde, en parlak devresini yaşadı. O zamanlar Bağdat dünyanın en önemli kültür ve ticaret merkeziydi. Irak, 637 yılında Müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra Ali bin Ebu Talib döneminde İslam'ın merkezi haline getirilmiş ve başkent Kufa'ya taşınmıştır. Ali ile Emeviler arasındaki Saffayin savaşı da Irak sınırları içinde olmuştur. Bu savaşın ardında bu bölge günümüze kadar süren farklı mezhep ve etnik grupların mücadelelerine sahne olmuştur. Emeviler döneminden sonra Abbasiler bu bölgeye hakim olmuş ardından 1055 yılından itibaren Selçukluların hakimiyetine girmiştir.

1258 yılından itibaren Moğol istilasına uğramış ve iki yüzyıl onların kontrolünde kalmıştır. Tarihi kaynaklar, Bağdat Kütüphanesindeki eserlerin atıldığı Dicle Nehri’nin günlerce mürekkep renginde aktığı ve binlerce ciltlik kitabı Basra Körfezi’ne taşıdığını kaydederler. Ve telef edilen/yok edilen binlerce kitapla ilimde kaç asır geri gidildiği dikkate değer bir nokta olup aynı zamanda bize Bağdat’ın o günkü ilmi seviyesini gösteren önemli bir husustur.

Daha sonraları Akkoyunluların hakimiyetine (1444-1467) giren, 1499-1508 yılları arasında Safevilerin istilasına uğramıştı. Şiilik ve Sünnilik arasındaki fark Safeviler döneminde özellikle yaratılmıştır. Safaviler kendi iktidarlarını bu mezhep farklılığına dayandırıp oluşturmuşlardır. Irak, Osmanlı Devleti ile İran'lı hanedanları arasındaki hakimiyet mücadelesine sahne oldu. Bu mücadele 1534'te Osmanlıların lehine sonuçlanmış ve ülke 1917'ye kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır.

Abbasi dönemi 750-1258 hariç, Irak başka bir yerde merkezi olan bir imparatorluğa tabi olmuştur, (Umaydiler, Moğollar, İlhanlılar ve Osmanlılar) ya da Doğu Akdeniz ülkeleri ile İran arasındaki sınır bölgesini oluşturmuştur.

I. Dünya Savaşı esnasında Osmanlının Ortadoğu'dan çekilmesini neden olan bazı yerel isyanlar olmuştur. Bu isyanlarda İngilizlerin kışkırtmalarıyla Mekke Emiri Şerif Hüseyin kullanıldı. Şerif Hüseyin ve oğullarına Osmanlının yıkılmasından sonra kurulacak olan Büyük Arap Devletinin Krallığı vaad edildi. Fakat gerçekler söylendiği gibi değildi. Ortadoğu farklı bir paylaşıma sahne oluyordu.

Britanya, Fransa ile yapılan Sykes-Picot Anlaşması uyarınca Musul’u, Fransızların Verimli Hilal’in (Mısır’da Nil nehrinin suladığı alanı, Levant’ı -bugün İsrail’in bulunduğu yer dahil- ve Fırat’la Dicle nehirlerinin suladıkları alanı kapsar) kuzeyindeki etki alanından uzaklaştırmıştır ve bilahare Milletler Cemiyeti’nin de Filistin ve Irak yönetimini Britanya’ya bir hak olarak tanımasıyla Britanya Nil’den İndus’e kadar kırılmaz bir stratejik üstünlük sağlamıştır.

Sykes-Picot Anlaşması 1916 yılında Fransız ve İngilizler arasında bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma özellikle Ortadoğu'nun bugünkü haline gelmesine sebep olması açısından önemlidir. İngiliz subay Mark Sykes ile Fransız subay François Georges-Picot Kahire'de bir araya gelerek masa başında Ortadoğu'yu iki ülke arasında paylaştırdılar. Bu anlaşmaya göre yeni yapay devletler kuruldu. Sykes-Picot hattı denilen bu sınırlar, o dönemin koşullarında Dünyanın iki büyük emperyalist gücü olan İngiltere ve Fransa'nın Ortadoğu'ya bakış açılarını yansıtmaktadır. Fransız ve İngiliz subaylar bölgenin etnik ve dinsel yapısını göz önünde bulundurmadan sadece kendi çıkarları doğrultusunda harita üzerinde yeni ülkeler oluşturup bazı etnik grupları da parçaladılar. Bu anlaşma sonucunda kurulan devletlerden Irak, Ürdün, Filistin İngiliz bölgesi; Suriye, Lübnan Fransız bölgesi oldu.

Modern Irak tarihçesi [değiştir]

2004 Yılında önerilen bayrak
Saddam Rejiminden sonra kullanılmaya başlanan Irak bayrağı

Modern Irak, 1920’de Osmanlıların I. Dünya Savaşı’nda yenilmesiyle birlikte İngilizlerin Osmanlı eyaletleri olan Musul, Bağdat ve Basra’yı yeni bir politik oluşum olarak değiştirmeleri sonucu, Fırat-Dicle Havzasını kontrolü altına alan ve yakın bir bölge devleti tarafından yönetilmeyen yeni bir oluşumdur.

İngilizler başta ülkeyi bizzat yönetmeyi düşünmüşlerse de ancak halkın sert muhalefetiyle karşı karşıya kalmışlardır. Çıkan isyanlarda özellikle Şii halk rol almışlardır. Şiilerin çoğunlukta olduğu Necef, bu dönemde isyanın merkezini oluşturmuştur. Sonuçta İngilizler tarafından Muhammed bin Abdullah Muhammed'in soyundan gelen Kral Faysal Irak'ın başına geçirilmiştir. Bu yöntemle İngilizler hem Irak'a tamamen hakim olmak hem de Osmanlının ardından doğan halife boşluğunu bu şekilde doldurarak diğer İslam ülkelerine de etki etmeyi planlamıştır

Kral Faysal başa geçmesiyle beraber yaşanan en önemli gelişme Arap ulusçuluğunun teorisyeni Sati el Hüsri'nin Irak'a getirilmesidir. Onun kurduğu Arap birliğine yönelik eğitim sistemi özellikle Şii grupların tepkisini toplamıştır. Kral Faysal güçlü ve bağımsız bir Irak kurabilmenin yolunun güçlü bir ordudan geçtiğini biliyordu. Bu nedenle bu tip bir ordunun oluşması için çalışsa da Iraklı Kürtler ve Şiilerin olumsuz tavrıyla karşılaşmış ve askere almalarda daima sorunlar çıkartmışlardır. Her iki topluluk da Sünni Araplara asker olarak hizmet etmeyi reddetmişlerdir.

İlerleyen yıllarda Sünnilerle Şiiler arasındaki entegrasyon süreci yaşanmış karşılıklı evlilikler ve ticaret ilişkileri olmuştur. 1928 gelindiğinde 88 kişilik Irak parlamentosunda 26 Şii üye vardı. 1930 yılında Irak hükümeti bağımsız bir devlet olma yolunda İngiltere ile 25 yıllık bir anlaşma imzalarken, 1932 yılında Milletler Cemiyeti'ne bağımsız bir devlet olarak katıldı. 1933 Kral Faysal'un ölümünün ardından ülkede dinsel ve etnik çatışmalar arttı.

1935'te İtalyanların Habeşistan'ı işgali Ortadoğu ülkeleri arasında özellikle güvenlik endişesinin oluşmasına sebep olmuştur. İtalyanların Kuzey Afrika'da kurduğu bu hakimiyeti Yemenle yaptığı anlaşmayla Kızıldeniz'in çıkışını kontrol eder hale gelmesiyle Ortadoğu'ya taşımayı planlıyordu. Bu nedenle Ortadoğu ülkeleri arasında Sadabat paktı kuruldu.

1936 yılında genç reformcuların desteğini kazanan Hikmet Süleyman adlı eski bir politikacı Kürt kökenli bir Albay olan Bekir Sıdkı'nın liderlik ettiği bir askeri darbeyle hükümeti ele geçirdi.Bir süre sonra ordu içindeki muhalif bir kanat Bekir Sıdkı'yı öldürerekyönetime ağırlığını koydu. Böylece ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükümetler dönemi başladı.

Kral Gazi'nin II. Dünya Savaşı'ndan kısa bir süre önce bir araba kazasında ölmesi üzerine yerine dört yaşındaki oğlu II. Faysal geçti. Yeni kralın amcası Emir Abdullah naip olarak yönetimi üstlendi.

1941'de ise Mayıs harekatı olarak bilinen ikinci bir darbe oldu. II. Dünya Savaşı yıllarında hakim güçler arasında yaşanan mücadele Irak üzerinde de olmuştur. Almanlar yaptıkları darbe ile kendilerine yakın bir yönetimi başa getirseler de, yapılan ikinci darbe ile İngilizler tekrar hakimiyeti kurmuşlardır. İkinci Dünya savaşı yıllarında Türkiye sınırlarına kadar gelen Almanların amaçlarından birisi de Türkiye'yi geçerek Irak'taki yandaşlarına yandım edip, buradaki İngiliz hakimiyetini kırmaktı. Fakat daha sonra Alman ordularının Rusya'ya dönmesi, Türkiye'nin işgali ve Irak'a ulaşma planlarından vazgeçmesine sebep oldu. İngilizler Irak'ı da Almanya'ya karşı savaşa girmeye teşvik etse de Irak yönetimi Türkiye'yi örnek alarak aynı politikaları izlemiş ve savaşa girmemiştir.

1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek, bir Arap Birliği örgütü kurdular. Arap Birliği harekatı Arap ülkeleri arasında milliyetçilik duygularının da artmasına sebep oldu. Bunu sonucu olarak da Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan bir tek ülke olarak birleşme düşüncesi ortaya atıldı. Arapların birleşme düşüncesini özellikle İngiltere destekliyordu. Bu birleşme ile İngilizler, Suriye ve Lübnan'daki Fransız hakimiyetini kaldırarak bu bölgeleri de kendi hakimiyeti altına almayı amaçlıyorlardı. Diğer güçlü bir Arap ülkesi olan Mısır'da bu birleşmeye karşı çıkıyordu. Onun endişesi ise Arap dünyasının en büyük ülkesi olma özelliğini yitirecek olması idi. Ortadoğu'da İngilizlerin etkisinin zayıflaması, İsrail devletini kurulması, Mısır'ın muhalefeti gibi nedenlerle bu birlik fikri hayata geçirilemedi. 1960'lı yıllarda Mısır ve Suriye'nin birleşmeleri dışında Arap ülkeleri arasında bir birleşme yaşanmadı.

İsrail'in kurulması ile Arap Türkiye ilişkileri yeni bir dönem girdi. ABD'nin etkisi ile Türkiye'nin İsrail devletini tanıması Arap ülkelerinde tepki ile karşılandı. Türkiye bu tepkileri azaltmak ve yeni müttefikler bulabilmek için Irak'la yakınlaşmaya çalıştı ve ABD ve İngiltere'nin aktif katılımlarıyla Bağdat Paktını imzalandı.

İkinci Dünya savaşı sonrası Dünya üzerindeki güç dengelerinde büyük değişmeler yaşandı. İngiltere hakimiyetini yitirirken ortaya çıkan boşluğu ABD ve Sovyetler doldurmaya başladı. Irak ise bu dönemde Sovyetler Birliği yanında yer aldı.

 
Irak'ta nakliye yapılan başlıca iller;
 Bağdat
 Diyali
 Basra
 Erbil
 Kerkük
 
 
ırak devletine ait bilgiler
 
Etnik yapi: Irak halkinin % 77'si Arap, % 19'u Kürt, % 1.7'si Türk'tür. Bunlarin yani sira her birinin orani % 1'den daha az olan Farisiler (Iranlilar), Lurlar, Nasturiler ve Iber - Kafkas Çerkezleri yasamaktadir.

Dil: Resmi dil Arapça'dir. Halkin dörtte üçünden fazlasi Arapça konusur. Yukarida anilan etnik unsurlarin dilleri de konusulmaktadir.

Din: Resmi din Islâm'dir. Irak halkinin % 97'si Müslümandir. Müslümanlarin % 57'si Sii - Caferi, % 43'ü Sünnidir. Sünnilerin çogunlugu Safiidir. Ancak Hanefîlerin orani da Safiilerin oranindan çok az degildir. % 2 oraninda hiristiyan vardir. Hiristiyanlarin üçte ikiye yakini ortodoks, üçte bire yakini katolik az bir kismi da protestandir. % 0.7 oraninda Yezidi, % 0.2 oraninda Sabii, çok az sayida da yahudi mevcuttur.

Cografi durumu: Bir Ön Asya (Ortadogu) ülkesi olan Irak, kuzeyden Türkiye, dogudan Iran, güneydogudan Basra Körfezi ve Kuveyt, güneyden Suudi Arabistan, batidan da Ürdün ve Suriye ile çevrilidir. Topraklarinin % 13'ü tarim alani, % 10'u otlak, % 4'ü orman ve çaliliktir. Bölgelere göre degisiklik arz eden bir iklimi vardir.

Yönetim sekli: Irak'ta tek partili bir siyasi sistem hâkimdir. 22 Eylül 1968'den buyana yürürlükte olan anayasa devletin en üst yöneticisi olan devlet baskanina oldukça genis yetkiler tanimaktadir. Hükümet devlet baskani tarafindan olusturulur ve baskan istedigi zaman hükümeti veya herhangi bir üyesini degistirme yetkisine sahiptir. 250 üyeli, sinirli birtakim yetkilere sahip parlamentosu bulunmaktadir. BM, IKÖ (Islâm Konferansi Örgütü), Arap Devletleri Birligi, OPEC (Petrol Ihraç Eden Ülkeler Teskilati), IMF (Uluslararasi Para Fonu), Islâm Kalkinma Bankasi gibi uluslararasi örgütlere üyedir.

irak1.jpg (10261 Byte)

Siyasi partiler: Irak'ta resmen taninmis olan tek siyasi parti Arap Sosyalist Baas Partisi'dir. Bu partinin savundugu Baas ideolojisinin kurucusu ve fikir babasi hiristiyan asilli Misel Eflak'tir. Bu ideoloji sosyalizm, laiklik ve Arap kavmiyetçiligi ilkeleri üzerine oturur. Baas ideolojisine göre Islam, Arap medeniyetinin bir ürünüdür.

Tarihi: Irak topraklarinin bir kismi Hz. Ebu Bekir (r.a.) zamaninda Halid ibnu Velid (r.a.) komutasindaki Islâm ordusu tarafindan fethedildi. Irak'in tamaminin fethi ise ikinci halife Hz. Ömer (r.a.) zamaninda gerçeklestirildi. Tarihte önemli birer ilmi ve ticari merkez rolü üstlenmis, günümüzde de Irak'in en önemli sehirlerinden olan Basra ve Kufe sehirleri Hz. Ömer (r.a.) zamaninda kurulmustur.

Hz. Ali (r.a.) zamaninda hilafet merkezi Medine'den Kufe'ye nakledildi. Hz. Ali (r.a.)'nin oglu Hz. Hüseyin de Kufe yakinlarindaki Kerbelâ'da sehid edildi.

Emeviler döneminde hilafet merkezi Sam (Dimesk)'di. Onlardan sonra gelen Abbasiler döneminde ise merkez Bagdat oldu. Abbasi halifelerinden Mu'tasim döneminde 835 yilinda hilafet merkezi Samarra sehrine tasindi ve 892 yilina kadar da burasi merkez olarak kaldi. 899 - 1030 yillari arasinda 131 yil süreyle Irak'in güneyinde kalan bölgelerde ve bazi Körfez bölgelerinde Karmatiler hüküm sürmüslerdir. Karmatiler, Fatimiler'e bagliydilar ve Siilerin asirilarindandilar. Karmatiler, Abbasileri ve Sii bir yönetim olan Buveyhileri uzun süre ugrastirmislardir. Abbasi hilafeti 892 yilinda yeniden Bagdat'a tasindi. Ancak eski topraklarin tümü üzerinde otorite saglayamadi. Zaman içinde Abbasilerin siyasi alandaki otoriteleri zayifladi ve siyasi otoriteyi Buveyhilere birakarak dini otoriteyi ellerinde tutmakla yetindiler. Buveyhilerin izledikleri kötü yönetim Irak'in çesitli bölgelerinde ayaklanmalara ve bazi bölgelerin merkezi idareden ayrilmasina yol açti.

1055'te Büyük Selçuklu hakanlarindan Tugrul Bey Bagdat'i ele geçirerek Buveyhi saltanatina son verip Abbasilerle isbirligi içine girdi. Bu tarihten sonra Abbasi hilafeti Selçuklularin destegiyle ayakta kalmaya devam etti. Ancak Irak topraklarinin tamami üzerinde otorite saglayamadi. Bazi bölgelerdeki yerel yönetimler yine varliklarini sürdürdüler. Öte yandan sonraki yillarda Abbasi hilafetiyle Irak'ta kurulan Selçuklu idaresi arasinda çesitli anlasmazliklar ve çarpismalar oldu. Önceleri Büyük Selçuklular'a bagli olan Irak Selçuklulari, Basra Körfezi çevresinde 1194 yilina kadar hâkimiyet sürdüler. Bu tarihte Irak Selçuklulari hâkimiyetine son veren Harezmsahlar bölgeye hâkim oldular.

Mogollarin 1258'de Bagdat basta olmak üzere Irak topraklarini isgal etmeleri üzerine Irak'taki Abbasi idaresi sona erdi. Mogol istilacilar Harezmsahlar'in saltanatina da son verdiler. Mogollar Bagdat'ta ve Irak'in genelinde büyük bir katliam ve yikim gerçeklestirdiler. Bundan sonra 3 yil 4 ay süreyle hilafet makami açik kaldi. Daha sonra Misir'da yönetimi elinde bulunduran Memlüklerden Baybars, 9 Haziran 1261'de Abbasi veliahti Ebu'l-Kasim Ahmedi'l-Mustansir bi'llah'i halife ilan etti. Böylece Abbasi hilafeti Kahire'de varligini sürdürdü. Mogollar Irak topraklari üzerindeki hâkimiyetlerini 1335'e kadar sürdürdüler.

1336'da Bagdat'i baskent edinerek Irak topraklarina hükmeden Celayirli hanedani kuruldu. Celayirli yönetiminin sürdügü sirada, 1393 ve 1401 yillarinda Timur ordulari iki kez Bagdat'i isgal ederek yagmaladilar.

Bagdat 1411'de Karakoyunlular'in eline geçti. Karakoyunlular saltanatlarini 1468'e kadar sürdürdüler. Onlardan sonra da Bagdat ve çevresine Akkoyunlular hükmettiler. 1508'de Bagdat'i ve Irak'in tamamina yakin bir kismini Safeviler ele geçirdiler ve 1534'e kadar buralar onlarin hâkimiyetinde kaldi. 1534'te ise Bagdat ve çevresini Osmanlilar ele geçirdiler. Osmanlilar, bundan bir süre sonra 1546'da, Basra bölgesinde de etkinlik gösterdiler. Ancak Basra 1699'da Osmanlilara baglandi. 17. yüzyilin baslarinda bir ara Safeviler yeniden Bagdat'i isgal ettilerse de Osmanli Devleti çok geçmeden geri aldi.

Ingilizler I. Dünya Savasi'nin patlak vermesiyle birlikte ilk önce Basra olmak üzere Irak topraklarini isgal etmeye basladilar. 1918'de Irak'in tamami Osmanlilar'dan ayrildi. Ingilizler 23 Agustos 1921'de Serif Hüseyin'in üçüncü oglu I. Faysal'i Irak krali yaptilar. (Ürdün'ün ilk krali Abdullah da Serif Hüseyin'in ikinci ogludur.) Kral Faysal Ingilizler tarafindan korunuyordu ve onlarin bu ülkedeki çikarlarini korumakla görevlendirilmisti. Kral Faysal'in yönetimi 8 Eylül 1933'e kadar sürdü. Yerine oglu Gazi kral oldu ve 4 Nisan 1939'a kadar kralligi sürdürdü. Bu tarihte Gazi'nin Ingilizler tarafindan gerçeklestirilen bir suikastla öldürülmesi üzerine 4 yasindaki oglu II. Faysal kral yapildi. Ancak yönetimi II. Faysal'dan vekaleten ayni hanedandan Abdulilâh ibnu Ali kral naibi olarak elinde tutuyordu.

15 Temmuz 1958'de saltanata son verildi ve genç kralla birlikte bütün hanedan üyeleri öldürüldü. Bu olaydan sonra ülkede krallik rejimine son verilerek cumhuriyet düzeni ilan edildi ve ilk devlet baskanligina General Abdülkerim Kâsim getirildi. Baslangiçta halkin destegini elde eden Abdülkerim Kâsim daha sonra genis çapli ayaklanmalarla karsi karsiya geldi. Baasçilar 9 Subat 1963 tarihinde gerçeklestirdikleri bir darbeyle Abdülkerim Kâsim'i görevden alarak öldürdüler. Bundan sonra devlet yönetimine Baas Partisi hâkim oldu ve devlet baskanligina da Albay Abdüsselâm Muhammed Arif getirildi. Daha sonra Baasçilar arasinda bazi anlasmazliklar ortaya çikti ve Abdüsselâm Arif bazi kisileri saf disi etti. Abdüsselâm Arif'in 14 Mayis 1966'da bir helikopter kazasinda ölmesi üzerine yerine kardesi Abdurrahman Muhammed Arif geçti. Onun döneminde ordu yönetimde önemli bir etkinlik kazandi. 17 Temmuz 1968'de de ordudaki Baasçilar Tümgeneral Ahmed Hasani'l-Bekr'in öncülügünde bir darbe gerçeklestirerek yönetimi ele geçirdiler. Bu devrimle birlikte gençliginden beri Baasçilar arasinda yer alan Saddam Hüseyin de yönetimde etkili bir konuma geldi.

 
  1. EKİM 2007 tarihinde, insani yardım kuruluşu Deniz Feneri Derneği ile yapılan işbirliği neticesinde; Derneğin hibe ettiği muhtelif gıda, g m, kırtasiye malzemeleri ile 2.240 Adet battaniye, 6.010 mt. Kumaş ve 300 koli bebek bezi’nden oluşan 133.763,34.- USD değerindeki muhtelif insani yardım malzemeleri Irak’a gönderilmiştir.
  2. Ekim 2007 tarihinde, Mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle pirinç, şeker, sıvı yağ, salça, fasulye, şehriye, makarna, kuru üzüm, çay, siyah zeytin ve tatlı ihtiva eden 2.705 koli kuru gıda maddesinin Irak'ta temin edilmesi sağlanarak muhtaç durumdaki 2.705 aileye dağıtımı yapılmıştır.
  3. EYLÜL 2007 tarihinde, Mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle pirinç, şeker, sıvı yağ, salça, fasulye, şehriye, makarna, kuru üzüm, çay, siyah zeytin ve tatlı ihtiva eden 18,5 Kg.lık 1350 koli kuru gıda maddesinin Irak'ta temin edilmesi sağlanarak muhtaç durumdaki 1.350 aileye dağıtımı yapılmıştır.
  4. Vakıf bursundan yararlanan yaklaşık 300 öğrenciye her ay burs ve eğitim yardımı yapılmakta, yılda iki kez 250'şer milyonluk giyim ve kırtasiye yardımında bulunulmakta, üniversiteyi kazanan öğrencilerin üniversiteye müracaat harçları ödenmiş ve yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören öğrencilerin mezuniyet tez giderleri karşılanmaktadır. Ayrıca Yabancı Öğrenci Sınavı için Türkiye'ye gelen Türkmen öğrencilerin TÖMER ücretleri, YÖS Hazırlık Eğitim Giderleri ile Yurt Ücretleri ile maddi durumu kötü olan öğrencilerimizin çeşitli eğitim kurumlarında gördükleri kurs giderleri ve ihtiyaç duydukları ders aletlerinin giderleri karşılanmaktadır.
  5. Irak'taki Türkmen okullarında okuyan öğrenciler için hazırlanan kitapların giderleri (yeniden yazım, film çekimi, dizgi, basım, dağıtım vs.) karşılanmıştır.
  6. Kerkük Şifa Dispanseri'nin ihtiyaç duyduğu tıbbi malzemeler temin edilmiştir.
  7. Şifa Dispanseri kanalıyla her ay Kerkük ve çevresindeki köylerde sağlık taraması gerçekleştirilmektedir.
  8. Tedavi olmak maksadıyla Sifa Dispanseri ve ITC kanalıyla sevkli olarak Türkiye'ye gelen hastaların iaşe ve ibate giderleri ile tahlil, tedavi ve ilaç masrafları karşılanmakta, ayrıca Türkiye'de tedavi olduktan sonra Irak'a dönerek tedavilerine Irak'ta devam edilen hastaların ilaç ve tedavi masrafları, hayatını kaybeden hastaların cenaze masrafları karşılanmaktadır. Ayrıca Türkmen hastaların istifadesine sunulan Misafirhanelerin aylık zaruri giderleri karşılanmaktadır.
  9. Kerkük'te sağlık hizmeti veren Şifa Dispanseri'nin hizmete yönelik zaruri harcamaları karşılanmaktadır.
  10. Mısır'da aylık olarak yayınlanan "Türkmen Sedası" isimli derginin basım giderleri karşılanmaktadır.
  11. Türkmen Sanatçılar Birliği ve Müzik Topluluğu, Irak Türkmenleri Siyasi Tutuklular ve Şehit Aileleri Derneği ile diğer Türkmen kuruluşlarının talepleri doğrultusunda ihtiyaçları karşılanmaktadır.
  12. 2007 yılı içerisinde, İnsan Hakları Merkezi'nin Irak'ta faaliyet gösteren bürolarının hizmete yönelik zaruri harcamaları, merkez tarafından aylık olarak yayınlanan "El-Mizan-Terazi" isimli gazetenin yayın giderleri ile merkezin yurt dışında katıldığı toplantıların giderleri karşılanmaktadır.
  13. İsveç'te aylık olarak yayınlanan "Mezopotamya" isimli derginin basım giderleri karşılanmaktadır.
  14. Türkiye'ye gelerek çeşitli temas, görüşme ve istişare toplantılarında bulunan Türkmen heyetlerinin iaşe ve ibate giderleri karşılanmaktadır.
  15. Irak'ta faaliyet gösteren terzihane'ye zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmesi maksadıyla aylık 620.- USD tutarında nakdi yardım yapılmıştır.
  16. Türkmeneli Kültür Merkezi Binasının 1nci katı, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı Global Strateji Enstitüsü hizmetine sunulan daire ve Türkmeneli Radyo Televizyonu Ankara Stüdyosu'nun onarımı yaptırılmış ve Ankara Stüdyolarına ilave ek stüdyo kurulmuştur.
  17. Türkmeneli Radyo Televizyonu'nun Kerkük Stüdyoları ile Ankara'da faaliyet gösteren Ocak - 80 Stüdyosu'nun ihtiyaç duyduğu elektronik malzemeler USİDER ile işbirliği içerisinde temin edilmektedir.
  18. Irak'ın Kerkük Şehri'nde tesis edilen Türkmeneli Radyo Televizyonu'nun TÜRKSAT, NİL-SAT uydu bağlantı ücretleri karşılanmaktadır.
  19. Türkmen kuruluşlarının düzenlediği muhtelif toplantı, sempozyum, anma törenleri, tanıtım faaliyetleri, program, kokteyl, ve resepsiyon gibi etkinlikler desteklenmektedir.
  20. Türkmen toplumunun tanıtımı maksadıyla, ITC ve ITKYD ile Vakfımıza bağlı kuruluşlar tarafından hazırlanan kitap, dergi, salname, takvim, ajanda, bayrak ve benzeri tanıtım malzemelerinin giderleri Vakfımız tarafından karşılanmıştır.
  21. Yardıma muhtaç durumdaki insanlara nakdi yardım yapılmıştır.
  22. TÜBİKAM ile yürütülen işbirliği neticesinde; "Anadolu Coğrafyasında Doğum - Düğün ve Ölüm" isimli belgeselin Irak çekimleri Türkmeneli TV tarafından gerçekleştirilmiştir.
  23. Irak Türkmenleri ile ilgili olarak; "Ağlama Sevdam - Kerkük Gerçeği" belgeselinin yapım çalışmaları devam etmektedir.
  24. Irak'ta yaşanan olaylar neticesinde acil olarak ihtiyaç duyulan 750.- koli ilk yardım malzemesi, 200 Adet malzemeli ilk yardım çantası, 100 çift koltuk değneği, 500 Adet battaniye ile 1.000 Adet bebek maması ile ekonomik durumu kötüleşen ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere 1.000 koli beheri 23,5 kg.'lık kuru gıda maddesi ve 1.100 koli 1,5 Lt.lik pet su temin edilerek Irak'a gönderilmiştir temin edilerek Irak'a gönderilmiştir.